arkınçelik
expression artisan
web PEN WHITE.png

yazılar

çok sevdiğim bir arkadaşım Murat İpek'ten alıntı ile 

"merak etmeyin ben yazarım"

neyi bilirsen onunla imtihan olursun

Gezegenimizi korumak için geri dönüşüm şart!

Enerji kaynaklarını temkinli kullanmak, üretilen herşeyin atığı doğaya zarar vermeye fırsat bulamadan yeniden işlevsel hale getirilip ham maddeden ve yine enerjiden tasarruf sorumluluk sahibi her insanın gelecek nesillere olan borcu. Bu düşünce temeline dayanan önermeler sağduyu gereği zaten “doğru” tanımlamamıza uyuyor, ancak asıl sorun bu önermelerin işaret ettiği enerji ve ham madde kaynaklarının anlamını insan zihni ile üretilen soyut değerlere kaydırınca ortaya çıkıyor.

Düşünün, Türkiye’de yabancı müzik dinleyen ortalama 35 yaşında bir birey ile 15 yaşındaki arasındaki müzik algısındaki farklılığı...

Doğduğu ve büyüdüğü dünyada, taşınabilir iletişim cihazlarının her tür bilgiye;

yazılı, görsel ve işitsel medya aracılığı ile anında ulaşabiliyor olması sadece bir tanesi için varoluş bütününün sorgulanmayacak bir parçası.

Immanuel Kant’ın felsefesine gönderme yaparak,

5 duyumuzdan sadece 1 tanesi fazla ya da az olsaydı

kültür, ahlak ve inanç sistemlerimiz tamamen farklı olurdu.

 

..ve biz,

bu sayısal değişimin bilincinde olmadan

bünyemizdeki yerleşik algı alt-yapısının sağladığı

bilgi akışı sonunda elde ettiğimiz

aposteriorik yani pozitif bilimsel kanıtlara sahip

fiziksel evrenimizin dikte ettiği

maddi zorunlulukların yarattığı yaşam algımızın

doğal (zorunlu, kaçınılmaz) sonucu olarak

çağlar boyu bıkıp usanmadan tanımladığımız çevremizi

ve aslında lafın özü, gerçeklik dediğimiz naneyi

aslında yanlış ya da farklı gördüğümüzü bilemeyiz!

Herkesin gerçekten bir 6. hissi olsa ve bu da gelecekte olacakların ya da soyut kavramların somut sonuçlar doğuracak kadar bilincinde hatta haberinde olmak olmasaydı... sadece ısı, hareket, ışık, basınç gibi duyarlılık gerektiren bir yönümüzün daha gelişmiş olması olsaydı. Sesleri farklı duysaydık mesela. Bildiğimiz ses aralığında varolan radyo dünyası bambaşka bir evrene taşınırdı onu size söyleyeyim.

Kaçınız gerçekten iyi yalıtımlı bir stüdyoda binlerce dolarlık monitörden canlı kayıt sırasında keman ya da perküsyon dinlediniz? Kaçınız böyle bir yerde yayın yaptınız? Kaçınız böyle bir yerden yayın yapmıyorsunuz?

Peki neden temcit pilavı gibi önümüze sürekli 70’ler 80’ler 90’lara damga vuran soundları aşan 2000’lerde tutan şarkıları yeniden koyuyorlar? Yeni birşey üreten David Guetta, Pitbull ya da Gotye dışında kimse yok mu? Müziğe ne oldu da bu kadar tekdüze oldu? Yoksa biz mi dinleyici olarak bunu istiyoruz? Gerçekten müşteri öyle istediği için mi düşünsel ürünler bu kadar yavan medyada?_ Elimizde o kadar teknik imkan varken neden bir CSI çekmeye kalkınca bu kadar saçma sapan, traji-komik oluyor? Neyimiz eksik ya da fazla?

Bizim yapmamız da gerekmiyor zaten 15 yaşındaki arkadaş için çünkü ürün zaten ortada ve bir tanesini almak yeterli. Büyük piyasaya hitap etmek yerine küçüğe dönüp kendi dilinde mi konuşmak lazım yeni birşey söyleyebilmek için? Yine de büyüğün aklına sahip olup kaynakların olmayınca küçüğün dükkanında hiç satılmayan en pahalı oyuncak olarak duruyorsun bir zengin çocuğu gelse de seni kırıp köşeye atsa diye...

Hani bizim bilim adamı ayaklarına ne oldu?

Neyi bilirsen onunla imtihan olursun kardeşim...

iyi ol :)  

Arkın Çelik