arkınçelik
expression artisan
web PEN WHITE.png

yazılar

çok sevdiğim bir arkadaşım Murat İpek'ten alıntı ile 

"merak etmeyin ben yazarım"

kendine bakmadan empati kuramaz insan

Kötü söz sahibine aittir diye bir laf vardır, bilirsiniz. Neden öyle olduğunu son dönemde biraz daha iyi anladığıma inanıyorum. İnsanın, karşısında kaldığı kişi ya da durumla ilgili tavrını belirleyen kriter yine kendisi olduğu için yapılan yorum da doğal olarak yorumu yapan kişiyle doğrudan bağlantılı oluyor. Özetle, kişi içinde ne varsa karşısında onu görüyor. Ne kadar çok kesin yargıya sahipseniz yanılma olasılığınız da o kadar artıyor. Etraflıca değerlendirme yapmadan, bir noktanın birkaç farklı açıdan görünüşünü kavrayamadan gerçekte ne olduğunu kavradığına inanmak riskli iş.

Çaylakların en sık yaptığı ilk hataların başında “oldum” demek gelir ve bunu yine sadece deneyimle sabit bilgiyi zor yoldan kazanmış ustalar bilir. Ne kadar çok öğrenirse o kadar daha az bildiğini anlarmış insan.

Size anlatılan, hazır verilen bilgiyi aldığınız kaynağın güvenilirliğini sorgulayın. Aldığınız güvenilir kaynaklı bilgiyi doğru alıp almadığınızı sorgulayın. Doğru aldığınız, doğru kaynaklı bilginin, doğruluğunu sorgulayın. Hepsi dosdoğru çıksa dahi koşullara göre ne kadar değiştiğini sorgulayın. Anlamıyorsanız, anladığına kanaat getirdiğiniz birine tabi olmakta sakınca görmeyin ama sorgulamayı da bırakmayın. Sorgulamaların sonunda hiçbirşey çıkmaması ya da çıkanları anlamamayı göze alın. Bir noktada olay inanıp inanmamak kadar basit, sade, temel bir ayrımda tıkanınca işte o zaman kendinize verebileceğiniz hesabın yolunu tutun. Doğru olun.

Doğru yapılan işler sonunda herşeye ve herkese rağmen içinizin yine de rahat olmasına neden oluyorsa zaten kazanmışsınız demektir. Değer yargılarınızla çelişen şeyleri yapmak zorunda kalıyorsanız çekip gidebilmek de büyük erdem gerektirir kalıp savaşmak da… Boyun eğiyorsanız ya yanlış yerdesiniz ya da yanlış insansınız demektir. Görmezden gelinen ancak sürekli tekrarlanan hatalar yapanın değil görmezden gelerek bu tekrara neden olanın sorumluluğundadır. Kör bir inançtan daha tehlikelisi yoktur.

Görerek, sorarak gelinen noktada son bir seçenek kalır ve işte o noktada iç hesaplaşmanın kararı gereklidir. Tutarlı olmak herkesin sahip olmayı becerebileceği bir erdem değildir ancak yine de insan zigzaglarıyla da bir yönde ilerlerken çizgisini ortaya koyar. En temel ayrım son soruyu sorduğunuzda gelir. İnanan için açıklama gerekmezken, inanmayan için hiçbir açıklama yetmeyebilir. Doğruyu yaptığınıza inanana kadar devam edin. Her ne olursa olsun…

Arkın Çelik